Kadın

“Hiçbirşey kadın vücudu kadar gerçek değildir.”

Yarım Kalan Yürüyüş, syf: 33

“Güzelmiş gibi davranmak, işte kadınları dayanılmaz yapan budur.”

Yarım Kalan Yürüyüş, syf: 96

“Çoğu güzel kadın yapmacık bir cesaret ve küstahlıkla örülmüş, parçalanmaya hazır, göstermelik bir zırh taşır.”

Yarım Kalan Yürüyüş, syf: 269

“Kadınlar ruhun ölümüdür.”

Adını Unutan Adam, syf: 5

“Asla sizi bütünüyle tatmin edecek bir kadının peşine düşmeyin, bu sizi tüketir. Hem tükenirsiniz, hem de henüz tanımadığınız öteki kadınları yitirirsiniz.”

Yürek Sürgünü, syf: 9

“Mutsuzluk mıknatıs gibidir. Her zaman birbirini çeker. Kadınlar genellikle mutsuzluğa karşı duyarlıdır.”

Yürek Sürgünü, syf: 227

“Kadınları onlarda bulduklarımız için değil, bulamadıklarımız için severiz.”

Yürek Sürgünü, syf: 479

“Her yerde, her saatte, her ışıkta, her mevsimde ve her erkekle güzel olabilen kadınlardandı o.”

Yüz: 1981, syf: 56

“Kadınlığını ifade ediş tarzının ortalama ahlaki değerlerle pek örtüştüğü de söylenemezdi, ama çekiciliğinin sırrı da, kendini, bu sevimli, ahlaksız sergileyişinde gizliydi.”

Yüz: 1981, syf: 256

“Birine değil, aşık olma fikrine aşık bir kadından daha tehlikeli ne olabilir?”

Yüz: 1981, syf: 302

“Size eninde sonunda bir biçim verecek, yazgınızı yönlendirecek, hatta benliğinizi yok edecek – ve hikayenizin sonunu değiştirecek – kadınların mutlaka büyük bakışları olur. Bakışları büyüten o merceğe benzer şeyin, kadınların içlerinde var olan, erkeklerinse asla sahip olamayacakları gizli, dişil bir yetenek olduğunu sanıyorum.”

Zamanın Manzarası, syf: 6

“Bir erkek için hiçbir hoca, ihanet eden bir kadından daha öğretici değildir.”

Zamanın Manzarası, syf: 6

“Kadınları karşı konulmaz yapan niteliklerin, soyut ve kavramsal olanlar mı, yoksa somut, gizlenmeden dışa vurulan fiziksel özellikler mi olduğu konusunda hala bir karara varabilmiş değilim.”

Zamanın Manzarası, syf: 6

“Kadınlar kendileri hakkında fikir sahibi olan erkekleri severler. Sanılanın aksine kadınlar sürprizi sevmiyorlar, aşıkken sizde en çok istedikleri, kendi gözleri.”

Zamanın Manzarası, syf: 7

“Filmlerdeki kadınlar insanı şimdiki zamana tutsak ederlerken, kitaplardaki kadınlar hep yeni, sonsuz hayatlar üretirler.”

Zamanın Manzarası, syf: 19

“İçinde aşk öğesi bulunmayan bir drama nasıl ilgi duymazsak, hiç aşık olmamış bir kadına da öyle bakarız…”

Zamanın Manzarası, syf: 72

“Yeni kadında eskisinin izlerini, ancak terk edeni hala seviyorsak ararız.”

Zamanın Manzarası, syf: 107

“Çekiciliğinin sırrı, içinde başka kadınların resimlerini de barındıran yüzüydü. Güzelliği bencil, yalnızca kendini zenginleştiren türden değildi, cömertti; ona bakan her erkek bu yüzde arzuladığı kadının izlerini bulabilirdi.”

Zamanın Manzarası, syf: 111

“Tanrı, ya da deniz gibiydi kollarımın arasında tuttuğum kadın; o kadar büyük, o kadar geniş. Onu çevreleyemiyordum.”

Zamanın Manzarası, syf: 119

“Kaşif ve avcı! Bir kadını tehlikeli yapan bu iki özelliğe de sahipti. Karşısındakini tutsak almayı da biliyordu.”

Zamanın Manzarası, syf: 130

“Kadınlığının gizi, kim olursa olsun karşısındakine keskin, erkeksi bir düş gücü armağan etmesinde saklı.”

Zamanın Manzarası, syf: 133

“Tanrıça’nın soyluluğuyla, bedensel açlığının çiftleşmesinden doğmuş, kendini cinsel köleliğe adamanın eşiğinde duran kadınlaydım.”

Zamanın Manzarası, syf: 274

“Güzelliği gerçekliğini gölgelediğinden kimse onu bütünüyle, ya da saf haliyle algılayamamış olmalıydı. Kararlılığımı gözlerine bakarken de koruyabilmek için, varlığının gizi olmayan, çekiciliği bedeniyle sınırlı kadınlardan biri olmasını ne kadar çok isterdim.”

Zamanın Manzarası, syf: 342

“Yeni kadının güzelliğinin kavranamamasında, önyargılarımız kadar, bir önceki sevgilimizi aşmaktaki isteksizliğimiz rol oynamaz mı?”

Zamanın Manzarası, syf: 390